15 Aralık 2009 Salı

LAMİNGTON


MALZEMELER:

Keki için:
  • 3 yumurta
  • 6 fincan toz şeker(Türk kahvesi fincanı)
  • 9 fincan un
  • 3 fincan sıvı yağ
  • 3 fincan süt
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
Çikolata sosu:
  • 4 su bardağı süt
  • 5 yemek kaşığı toz şeker
  • 6 yemek kaşığı kakao
Üzerine:
  • bolca hindistan cevizi
YAPILIŞI:

Kek malzemelerini çırpın ve büyük dikdörtgen yağlanmış borcam tepsiye dökün.
Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında pişirin.
Kek soğuyana kadar, çikolata sosunu hazırlayın.
Çikolata sos malzemelerini bir tencereye koyun ve pişirin, soğumaya bırakın.
Kek soğuduğunda, küçük dikdörtgenler kesin ( ben yuvarlak kurabiye kalıbı ile yuvarlaklar kestim).
Her bir keki önce soğumuş çikolata sosuna batırıp her yerini bulayın,
ardından her yerini hindistan cevizine batırın.
Sonra topkek kağıtların içine yerleştirin
Kalabalık misafir için ideal bir tariftir, çok bereketlidir.

AFİYET OLSUN.......


19 Kasım 2009 Perşembe

ŞEVKET-İ BOSTAN






Şevket-i bostan, meşhur Giritli yemeği, Ege otlarının en pahalısı, en lezzetlisi!!!!
Toplaması çok zahmetli olduğu için gerçekten pahalı bir ot, şu an pazarlarda 8 TL kilosu.
Ama bir kere yediniz mi vazgeçemeyeceksiniz .....

MALZEMELER:
  • yarım kilo şevketi-i bostan
  • 300 gr kadar kuzu eti( danada olabilir)
  • 1 baş kuru soğan
  • zeytinyağı
  • 1 yumurta sarısı
  • 1 limon suyu
  • tuz
Bir düdüklü tencerenin içine yeteri kadar zeytinyağı koyun ve yağı hafif kızdırın.
Kuşbaşı doğranmış etleri ilave edin ve iyice kavurun, suyunu salıp çektikten sonra, küp doğranmış soğanı ilave edip biraz daha kavurun.
Temizlenmiş, ayıklanmış ve yıkanmış otları tencereye ilave edip, bir iki karıştırın.
Otların üzerini çok fazla geçmeyecek kadar su ilave edin ve tuzunu ekleyin.
Kapağını kapatın ve düdüğü fıslamaya başladıktan sonra 20 dakika pişirin.
Bir kasenin içine yumurta sarısı ve limon suyunu çırpın.
20 dakika sonra ocağın altını kapatın ve tencerenin buharını çıkmasını bekleyin, sonra kapağını açın.
Tekrar ocağın altını açın,t encereyi ateşe koyun ve yumurta karışımını ilave ederek hızlıca karıştırın, bir iki taşım kaynattıktan sonra altını kapatın.

Taze ekmeği alın....bir parça koparın... o mis gibi suyuna bandıra bandıra, afiyetle yiyin!!!!!

NOT: şevket-i bostanı temizlemek için, yeşil kısımlarını beyazlarından ayırın, çatala gelecek büyüklükte  doğrayın.



Şevket-i bostan


Şevket-i bostan'ın ayıklanmış hali


30 Ağustos 2009 Pazar

ZAFER BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.....

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!!!!!!!!!!

GECİKMİŞ BİR MİM VE ÖDÜLÜM....

Gecikmiş bir mim ve ödülüm var, bir türlü fırsat bulupta yazamadım, özür dilerim arkadaşlar.
Ödül sevgili arkadaşım ''Düşlerimin inci'' 'sinden geliyor.
Çok teşekkür ederim arkadaşım, kurallara göre yedi kişiye dağıtmam gerekiyor, ama ben, tüm blog alemine yolluyorum bu ödülü....
Mimide sevgili blog arkadaşım ''Evcimen'' 'den geliyor.Teşekkür ederim arkadaşım.
Aslında ben mimleri pek sevmem, lütfen alınmayın arkadaşlar ama hoşlanmıyorum, ama bu mim gibi kısa olupta fazla özelede girmediği sürece elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım.

EN SEVDİĞİM FİLM:
Babam ve oğlum

EN SEVDİĞİM YÖNETMEN:
Başarılı olan her yönetmeni severim, ama Çağan Irmak'ı beğenirim.

EN SEVDİĞİN KİTAP:
Okuduğum her kitab benim için özeldir, ama en son okuduklarım beni çok etkiledi,
Elif Şafak'ın ''Aşk'' kitabını .
Khaled Hosseini'nin, ''uçurtma avcısı'' ve '' bin muhteşem güneş''.
Bu üç kitabı kesinlikle tavsiye ederim.

EN SEVDİĞİM YAZAR:
Ayşe Kulin.

EN SEVDİĞİM RESİM:
Haaaaaaaa!!!!!!!! bunu hiç düşünmemiştim :))

EN SEVDİĞİM RESSAM:
Bunuda hiç düşünmemiştim.....ama DaVinci olabilir, gizemli biri, her yaptığı resimde bir mesaj gizli...

EN SEVDİĞİM FOTOĞRAF SANATCISI:
Güzel resim çeken herkesi....

EN SEVDİĞİM FOTOĞRAF:
Çektiğimiz her fotoğraf karesi bizim için çok özeldir,bu yüzden seçim yapamıycam.

Bu mimi kime yolluyayım......????????
En iyisi arzu eden herkes cevaplasın....

16 Ağustos 2009 Pazar

TARHANA YAPIMI ''AYDIN YÖRESİ''




MALZEMELER:
  • 3 kilo kırmızı etli biber
  • 2 kilo domates
  • 1 kilo soğan
  • 1 kilo süzme yoğurt
  • 1 demet tarhana otu
  • tuz
  • un




Soğanların kabuklarını soyun, biberlerin çekirdeklerini çıkarın.
Bütün sebzeleri yıkayın ve kabaca doğrayın.
Genişçe bir tencereye biberleri ve domatesleri koyun ve üstüne soğanları ekleyin.


Sebzelerin en üstüne tarhana otunu koyun (önce otu dikkatlice yıkayın ki tozu gitsin, ama çok hırpalamayın çiçekleri de gitmesin) ve 2 su bardağı kadar su ekleyin,tencerenin kapağını kapatın.
Sebzeler yumuşayana kadar normal ateşte pişirin.
Pişirme işlemi bittikten sonra,tahana otunu alın çöpe atın.
Sebzeleri süzün ve suyunu bir kenara alın.


Süzdüğünüz sebzeleri robottan geçirin .



Kalan sebze suyundan püreye ilave edin, (bir su bardağını geçmemesine dikkat edin).


Püreye yoğurdu ve yeterince tuz ilave edin,karıştırın.
Büyük ot dalları olursa onları çıkarın, minicikler kalsın.


Un ilave ederek yoğurmaya başlayın, arada hamurun tadına bakarak gerekirse tuz ilave edin.
Hamurun kıvamı aynı ekmek hamuru kıvamında olucak.


Üzerine un serpin ve bir bezle örtün, bir gece bekletin.
Tarhananızın daha ekşi olmasını istiyorsanız, o zaman bir kaç gün daha bekletebilirsin,
ben ekşi istemediğim için bir gece tutuyorum.
Kabınızın geniş olmasına dikkat edin, çünkü hamur taşabilir.


Ertesi gün tarhananızı serebilirisniz.
Ben balkonda kuruttum.
Masaya yada yere örtü serin ve unlayın .
Bir kaşık yardımıyla hamurun tamamını küçük bezeler halinde bezlere serin.

Üzerlerini bastırın.

Üzerleri kabuk tutmaya başlayınca ve çevirme kıvamına gelince,bir ıspatula yardımıyla ters yüz yapın hamurları.(alttaki resim).



Arada hafif unlamayı ihmal etmeyin ki çevirceğiniz zaman elinize yapışmasın.


Hafif kurudukça bu sefer hamuru parçalara bölün.
Gidip geldikce evirin ,çevirin ,parçalayın...


En sonunda bu hale gelecek, ne çok sert ne çok yumuşak, amman dikkat edin taş gibi olmasın.



En sonunda, kurumuş hamurları elekten geçirin, elinizle ovuşturarak.
Elekten geçmeyen çok kurumuş hamurlar olabilir,onlarıda robottan geçirin.
Ama dilerseniz biraz daha kurutup tamamını robottan geçirebilirsiniz.


Tarhanayı geniş tepsilere pay ederek serin.
Tepsilerin üzerlerini bir tülbentle örtün, evinizin bir odasında yerleştirin.
Günde bir kaç kez arada karıştırın ve iyice kurumasını bekleyin ,yaklaşık bir hafta kadar.
Bu işlemi yapmazsanız, kavanoza koyduğunuzda tarhananız kurtlanabilir.
Tabii kuruma işlemini beklerken ,tarhananızdan pişirip yiyebilirsiniz......

Tarhana yapımı biraz zahmetlidir, bütün bir gününüzü ona ayırmanız gerekir, sürekli kontrol edip ,evirip çevirmek lazım.
Ama bence buna değer.
Bu tarhanayı geçen sene yapmıştım, ama bloguma bir türlü yazamamıştım.
Bu sene yapmadım, çünkü hala bu kış da yetecek kadar tarhanam kaldı ve hiç bozulmadı.

PÜF NOKTASI :
Pişireceğiniz zaman, yiyeceğiniz kadar bir kaseye tarhana koyun ve üzerini örtecek kadar su ilave edip karıştırın ve bir kaç saat bekletip öyle pişirin, böylece tarhana iyice yumuşuyor ve kıvamı daha güzel oluyor.

Kafanızda soru işareti varsa ya da anlamadığınız bir şey bana sorabilirsiniz arkadaşlar.
Tarhana otunu bazı yörelerde bilmezler ve tarhanaya koymazlar, aslında bu ot dağlarda bulunur ve her yöredede vardır eminim, ama bence muhteşem bir tat ve koku veriyor.
Siz bulamazsanız koymaya bilirsiniz, yerine severseniz nane yada kekik de olabilir.



KOLAY GELSİN VE AFİYET OLSUN...........




16 Temmuz 2009 Perşembe

SERROSE'UN DÜĞÜNÜ......



Merhaba sevgili arkadaşlar, uzun zaman olduğu bloguma yazmayalı biliyorum ama hepinizdende çok özür diliyorum.
Sıcaklar bir yandan, sınavlar bir yandan, yok okul tercihleri ve yaz ayının vazgeçilmez düğünleri derken, temmuz'un yarısına bile gelmişiz (ve hala düğünler bitmedi!!!!).
Düğün demişkende, blog arkadaşımız ,aynı andada benim hemşehrim, Serrose ve Japon balığının düğünü vardı.
Gündüz davullu, zurnalı, keşkekli eğlence oldu, akşamına kına gecesi, ertesi günde düğün.....
Maşallah bu ne enerji Japonlar'da hiç durmadan oynadılar ve bizim oyunlarımızıda çok çabuk öğrenmişler!!!!! tabii bende çok eğlendim, çok güzel bir düğün oldu ve çok güzel bir gelin.
İşte bu mutlu anlardan sizlerle bir kaç kare paylaşmak istedim.

Serrose'a ve Yoshiki'ye bir ömür boyu mutluluklar dilerim.
Bu arada gazetelerede manşet oldular :))


3 Haziran 2009 Çarşamba

FIRINDA KABAK YEMEĞİ.


Biliyorum arkadaşlar uzun zamandır blogumu güncelliyedim ,hepinizi beklettiğim için çok özür dilerim.
Aslında yazacak çok tarifim var arşivde bekleyen ,ama şu sıralar baya bir yoğunluk vardı.
Malum havalar ısındı ,yazlık kışlık kıyafetlerin deşilmesi ,yıkanıp ütülenmesi,bahar temizliği ......beni baya oyaladı ve yordu ,hal böyle olunca blogumu ve sizleri ihmal ettim.
Ha bu arada çok güzel şeylerde oldu ,sevgili arkadaşımız Tijen (Mutfakta zen) İzmir'e geldi ,bildiğiniz gibi imza günü vardı ve Tijenciğimizi böyle bir günde İzmir'li blog arkadaşlarımız ve ben yanlız bırakamazdık.
Önce bir öğle yemeği yedik hep birlikte ,bol bol sohbet ettik ve kaynaştık.
Tijenciğim çok şeker ,çok tatlı bir bayan ,hepimiz onu çok sevdik ,inşallah tekrar görüşürüz ve darısı başınıza diyorum......
Eveeeeettt.....son zaman hep pasta yayınlamışım ,yaz geldi ,pazarda birbirinde renkli ve bir o kadar lezzetli sebzeler var ,ben yaz sebzelerini ve meyvelerini çok severim.
Annemin yaptığı çok lezzetli ve çok hafif bir kabak yemeği tarifi vereyim ,çoluk çocuk hepimiz çok beğendik ,üstelik şu sıralar diyet yapan arkadaşlarada güzel bir seçenek.
  • 1 kg kabak
  • 1 soğan
  • 2 havuç
  • 2 diş sarımsak
  • pul biber
  • nane
  • dereotu ( evde yoktu ben koymadım)
  • 2 veya 3 domates
  • zeytin yağı
  • tuz

Çukurca ve kapaklı bir kap alın .

Kabakları yıkayıp ,kabuklarını alacalı soyun.

Ortadan uzunlamasına ikiye bölün ve bir parmak kalınlığında doğrayın.

Havuçlarıda doğarayın .

Soğanı kabaca kayrak kayrak doğrayın.

Sarımsaklarıda minik minik doğrayın.

Naneyi ,pul biberi ,tuzu ve derotunuda doğrayıp ekleyin.

Üzerine salata yapar gibi zeytin yağı gezdirin.

Kapağını kapatın ve buzdolabında kaldırın.

Mümkün olduğu kadar uzun bırakın ki iyice emişsin.

Annem sabah hazırlayıp akşama pişiriyormuş,benim zamanım olmadığından o gün ,öğlen koydum ve akşama pişirdim.

Dinlenme süresi sona erdiğinde ,180 dereceye fırını ayarlayın.

Fırın tepsisine genişce folyo serin ve karışımı içine dökün ,üzerine kabuğu soyulmuş ve küp küp doğranmış domatesleri ekleyin ve karıştırın.

Folyoyu iyice her yerinden kapatın ve sebzeler yumşayana kadar pişirin.

Piştikten sonra sarımsaklı yoğurtla servis yapabilisiniz.

AFİYET OLSUN.................

29 Nisan 2009 Çarşamba

KAAN'IN YÖNETMEN PASTASI

Dün küçük oğlum Kaan'ın doğum günüydü, 14 yaşını doldurdu, zaman ne kadar çabuk geçiyor.
Her senede büyüdükçe farklı farklı hobilere merak sarıyorlar.
Şu sıralar yönetmenliğe soyundu bizim oğlan, senaryo yazıp ,kısa filmler çekiyor,oyuncularıda aileden seçiyor, sonrada bilgisayarda montajlayıp facebookta yayına sokuyor......
Komedi dalında bir oscar ödülünü hak etti aslında ama oscarımız kalmadı bizde pasta verelim dedik.....
Bu kadar küçük bir pastada ailemize hayatta yetmezdi zaten ,bende herkese birer cupcake ikram ettim.( tarifi burada) bu tariften iki buçuk ölçü yaptım ,tam 24 tane cupcake çıktı.
İçlerini oyarak dr.oetkerin çikolatalı pasta kreması ile doldurdum ve damla çikolata ekledim.
Daha sonra üzerlerine krem şanti sıkarak süsledim.









8 Nisan 2009 Çarşamba

BAKLAVA YUFKASI BÖREĞİ..../PDÇSE 40


Şu baklava yufkalarına bayılıyorum ,tuzlusu ,tatlısı ,her çeşiti harika oluyor .
Bu böreği ıspanaklı yaptım ve tadına doyamadık ,piştikten sonra bir kaç gün buzdolabında muhafaza edebilirsiniz ve tavada ısıtıp ısıtıp afiyetle yiyebilirsiniz ,ilk günkü gibi tekrar çıtır çıtır oluyor....

  • 1 paket baklava yufkası
  • dilediğiniz iç harçı
  • sıvı yağ
  • 1 yumurta sarısı
  • biraz süt

Benim bir diktörtgen baklava tepsim var ve bu yufkalar oraya tam geliyor ,sizde buna benzer bir tepsi kullanabilirsiniz .

Tepsinizi yağlayın .

Yufka paketini üç'e bölün.

Yufkaları tepsiye sermeye başlayın ve üç veya dört yufkada bir azar azar yağlayın.

Yufkaların üçte birini bitirdikten sonra ikiye böldüğünüz iç harçtan her yerine yayın.

Sonra diğer yufkalarıda aynı şekilde serin ve tekrar harç koyup geriye kalan yufkalarla böreği tamamlayın (arada az az yağlamaya unutmayın.)

Bir yumurta sarısını biraz sıvı yağ ile çırpın ve böreğin her yerine sürün.

Bir su bardağı sütün içine biraz sıvı yağ gezdirin ve böreğin her yerine yedire yedire sürün.

Böreği dilimleyin ve 180 dercede önceden ısıtılmış fırında pişirin.

Bu böreği göz kararı yaptığım için ölçü vermekte biraz zorlandım ,özellikle yağ ölçüsünde ,siz damak tadınıza göre yağ kullanabilirsiniz ,normal yufkayla yaptığınız börekten daha az yağ kullanın,çünkü baklava yufkaları yağı çekmiyor......

AFİYET OLSUN.....

6 Nisan 2009 Pazartesi

BURAK'IN DOĞUM GÜNÜ ''GİTAR'' PASTASI.

Bu gitar pastayı yeğenim Burak'ın onüçüncü doğum günü için yaptım .
Kendisi tam bir gitar tutkunu olduğu için bu pasta ona çok yakışacağını düşündüm.
Ne yazıkki pastalarımın tamamını şeker hamuruyla kaplayamıyorum ,çünkü kimse sevmiyor ,kremalı tercih ediyorlar ,bu yüzdende sadece süslemelerini yapıyorum şeker hamuruyla .Ama söylemeden geçemiyeceğim.....gerçekten çok zor oluyor böyle çalışmak !
Ne büyük bir tesadüf ki ,doğum günü hediyesi olarak ,annnesi ve babası yaptığım pastanın renklerinde bir gitar almışlar !!!!
Doğum günü kutlu olsun Burakcığım ......

Pandispanya tarifini bu sayfada bakabilirsiniz....
Ben pastayı 4 katlı yaptım ,her kat için büyük fırın tepsisine 6 yumurtadan yaptım pandispanyayı ,tepsim çok derin omadığı için böyle yapıyorum hem keki katlara ayırma derdinden kurtulmuş oluyorum.
İçine dr.oetker'in karamelli pasta kreması kullandım ve damla çikolata serptim.
Dışını ,krem şantinin tozuna bir kaç kaşık kakao ekledim ve tarife göre çırptım.


2 Nisan 2009 Perşembe

SILA'NIN DOĞUM GÜNÜ PASTASI.


Gecen hafta büğük oğlum bir pasta yapmamı istedi .....kime dersiniz ???
Kız arkadaşının doğum günü için .....
Doğum günün kutlu olsun Sıla'cığım ,ağzınızın tadı hiç bozulmasın.....

25 Mart 2009 Çarşamba

LİMONLU VE VİŞNELİ CHEESECAKE'LER.....



Ne zamandır güzel bir limonlu cheesecake tarifi arıyordum ,bir kaç tane buldum ama yine istediğim lezzeti yakalayamamıştım ,taki sevgili Pelin'in blogundaki cheesecake'i görene kadar.
Aman Allahım ,bu ne lezzet !!!!! ben bu cheesecake'i tuttum arkadaşlar herkesede tavsiye ederim ,baz olarak bu tarifi kullanarak ,dilediğiniz gibi cheesecake'ler yapabilirsiniz.
İlk önce Pelinciğimin limonlusundan yaptım ,dünde misafirlerime vişnelisini yaptım.
Cheesecakelerim bu haftanın starları oldular,çok sükse yaptılar .
Benim kalıbım 22 cm'lik ti ve tarifte çok ufak tefek değişiklikler yaptım ,kendi uyarladığım gibi yazıyorum tarifi ,ama siz önce Pelin'in tarifinede bir göz atın derim.
Teşekkür ederim Pelin'cim bu harika tarifin için......


MALZEMELER:

  • 500 gr. taze krema peyniri
  • 200 gr labne peyniri
  • 1 küçük kutu krema
  • 1.5 cup toz şeker (300 gr)
  • 3 yumurta
  • 3 çorba kaşığı un
  • 1 paket vanilya
  • 1 limon kabuğu rendesi
  • yarım limon suyu

TABANI İÇİN (22 cn'lik kalıp için)

  • 1.5 paket Eti Burçak bisküvi
  • 115 gr. eritilmiş tereyağ

YAPILIŞI:

Kelepçeli kalıbınızın tabanına yağlı kağıt serin ve dışını alüminyum folyo ile kaplayın ,bu işlem cheesecake'in dışı yanmaması içindir.

Kekin üzeri çatlamaması için ,ısıya dayanıklı bir cam kaseye su doldurun ve fırınınızın içine koyun ve fırınınızı 175 dereceye ayarlayın.

Bisküvileri robottan geçirin ,un ufak yapın ve erittiğiniz yağ ile karıştırın.

Kalıbınızın tabanına bu bisküvileri bir kaşığın sırtıyla bastırarak düzgünce döşeyin.

Bir kapta peynirleri ,kremayı ,şekeri ve vanilyayı düşük devirde çırpın ,topak kalmamasına dikkat edin.

Unu ilave edin ve çırpmaya devam edin,ardından yumurtaları ekleyin ve tekrar çırpın.

En son limon kabuğununu ve suyunu ilave edip biraz daha çırpın.

Bu karışımı kalıbınıza dökün ve fırına koyun.

Üzeri hafif kızarana kadar pişirin , ortası hala sallanıyor olucak.

Öyle titrek olduğuna bakmayın siz ,soğudukça katılaşacaktır.

Fırını kapatın ve iki saat keki fırından çıkarmayın.

Daha sonra dışarıya alın ,işte tam bu aşamada ben dr.oetker'in limonlu jelin paketinin dörte birini tarife göre hazırlayarak cheesecake'in üzerine döktüm .Soğuduktan sonra buzdolabına koyun ve bir gün bekledikten sonra servis yapın.

Jel yerine ,1 su bardağı şekerli limonata hazırlayıp yada limonlu Tang de olabilir,1çorba kaşığı nişasta ile pişirip öylede kullanabilirsiniz.

VİŞNELİ CHEESECAKE:

Üsteki tarifin aynısını uyguladım ,sadece limon kabuğu ve suyu kullanmadım.

Cheesecake piştikten ve ılıdıktan sonra ,üzerine buzları çözülmüş ve suyu süzülmüş vişneleri dizdim.

Bir küçük tencerede 1.5 su bardağı vişne suyu ve 1.5 çorba kaşığı nişastayı pişirdim ve vişnelerin üzerine döktüm.İyice soğuduktan sonra cheesecake'i buzdolabına kaldırdım.


AFİYET BAL ŞEKER OLSUN.....



8 Mart 2009 Pazar

EŞİMİN VE KARDEŞİNİN DOĞUM GÜNÜ PASTASI.


Reşat , Cengiz ,Vedat ,yirmi seneden beri tabela ve reklam işlerinde üç başarılı kardeş.Bu gün eşim Cengiz'in doğum günüydü ,dört gün evvelde kardeşi Vedat'ın ki.İkisinin aynı gün kutlamaya karar verdik.
Onlara yakışır bir pasta yapmaya çalıştım ,RCV REKLAM logolu bir pasta .
İlk defa figür çalışması yaptım ,ama eşime ve kayınbiraderime biraz haksızlık yaptım galiba .....şu tiplere baksanızya ayolllll...!!!!
Aslında ikiside çok yakışıklılar ,ama benim elimden çıkan anca bu kadar olur,bacaklarını bile yapmaya beceremedim ....olsunnnnn...nasıl olsa sürekli işe gömülmüş vaziyetteler birazda pastaya gömülsünler...!!!! ama logoyu başardım sanırım ,birde eşimin gözlüklerini :)
Söz birdaha ki sefere daha iyi olucak........
DOĞUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN KARDEŞLER........





3 Mart 2009 Salı

ALPER'İN GALATASARAY'LI DOĞUM GÜNÜ PASTASI



Bugün komşumun oğlu Alper'in doğum günüydü ,koyu bir galatasaray fanatiği kendisi ,büyük bir heycanla pastanın bitmesini bekledi ,ayağımızın altında dolanıp durdu Alpercik ,şurası böyle olsun ,burası böyle olsun diye talimatlarda vermeyede ihmal etmedi ,annesinide çileden çıkardı tabii :)
Sonunda galatasaraylı pastasına kavuştu ,okulda kutladı sekiz yaşını .
Nice doğum günlerine Alper'cim.....

25 Şubat 2009 Çarşamba

BEYAZ PASTAM.


Butik pastacılığa bende bir adım atayım dedim ,çok istememe rağmen kurs göremedim ,ama nette araştırarak ,blog arkadaşlarımın yardımlarıyla ,sağolsunlar ,bir şeyler başarmaya başladım sanırım.
Pek hevesliyim aslında ,ama ne hikmetse bizim Sökeliler eski alışkalıklarından pek vaz geçemiyorlar ve ben pastalarımı nasıl kabul ettireceğimide bilemedim insanlara .
Bu pastada işte böyle kardeşimin gününde görücüye çıktı .
Arkadaşları çok beğendiler,hatta kesmeye bile kıyamadılar ,inşallah bu pasta hayırlı gelirde bundan sonra sipariş alırım .
Bu pastanın şeker hamurunu ,marshmallowdan yaptım ,sevgili Yaman Ayşemizin blogundan bakabilirsiniz.
Pastamın içinide çikolatalı ganaş ile katlandırdım.
Uzun zamandır güvenebileceğim bir pandispanya arıyordum ve sonunda buldum ,çokta memnun kaldım ,tarifi bu sitede ,ama fransızca olduğu için ben size türkçe versiyonunu yazıcam.
Bu pandispanyayı kesinlikle tavsiye ederim ,çok hafif ve yapımı çok kolay ,öyle yaparken büyük bir özen gerekmiyor.
Kalıbınıza görede kolaylıkla çoğalta bilirsiniz malzemeleri ,mesela her bir yumurta için ,30 gr un ve 30 gr şeker ilave edin .
Orijinal tarifte 24 cm'lik çember için 4 yumurta kullanmış,ama bana yeterli gelmedi ,ince olacağını düşündüm ve malzemeleri çoğaltarak 22 cm'lik çember kullandım .
Aynen kendi pastama yaptığım gibi veriyorum tarifi :
  • 5 yumurta
  • 150 gr un
  • 150 gr toz şeker
  • yarım paket kabartma tozu

Unu ve kabartma tozunu bir kapta karıştırın.

Yumurtaların aklarını sarılarında ayırın.

Yumurta aklarını çırpmaya başlayın,karlaşmaya başlayınca şekeri ekleyin.

İyice kar gibi olunca yumurta sarılarını ekleyin ,biraz daha karıştırdıktan sonra ,un karışımınıda ilave edin ve bu sefer fazla çırpmadan karıştırın.

Yağlanmış ve unlanmış çemberinize karışımı dökün ve önceden ısıtılmış 180 derecede fırında pişirin .Arada bir kürdanla pişip pişmediğini kontrol edin .

Piştikden sonra bir telin üzerine ters çevirererk soğutun.

Bu keki daha öncede yapmıştım ve streç film ile iyice sarıp beş gün buzdolabının sebzelik bölümünde saklamıştım.Beş gün sonra kullandım ve sonuştan çok memnun kaldım.

18 Şubat 2009 Çarşamba

ŞEVVAL'İN DOĞUM GÜNÜ PASTALARI.



Bu gün yeğenim Şevval'in 13. doğum günüydü .Benden 2 tane pasta isteni.
İlk pastayla okulda bir kutlama yaptı ,ikincisiylede akşam ailece bir kutlama oldu.
Dünden beri ,eltimin ve arkadaşımın yardımlarıyla bu pastalarla yaptık ,ikisinede teşekkür ederim ,yoksa zor biterdi gerçekten.....
Nice doğum günlerine Şevval'cim...ama bir dahaki sefere tek pastayla yetin canım ,vallahi canımız cıktı:))))
Bu güzel pastaları çok güzel bir siteden örnek aldım ,tıklayın , birbirinde güzel binlerce pastalar var.
http://www.cakecentral.com/cake-decorating-photos.html




12 Şubat 2009 Perşembe

I LOVE YOUR BLOG .....ÖDÜLÜ..


Canım ''memleketlim'' cici kız Serrose bana bu güzel ödülü layık görmüş,sana çok teşekkür ederim canım benim.
Bu ödülü herkes hak ediyor ,hepinize yollamak istiyorum ,ama kuralları bozmamamda gerekiyor,seçmem zor olucak ama eminim ki bu ödül hepinize ulaşıcak.
Lütfen arkadaşlar ,bu ödülü dağıtırken ,verdiğiniz arkadaşınızın daha önce almamış olduğuna dikkat edin ki herkese ulaşsın bu ödül.
Ödülün gönderilmesiyle ilgili 3 kural var
1. Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermek
2. Bu ödülü başka 7 blog sahibine linklerini vererek göndermek.
3. Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek.

LİSTEM:
Dediğim gibi bu ödülü hepinize yollamak istiyorum ,ama eminim ki sizlerede ulaşacaktır......sevgiler.

10 Şubat 2009 Salı

ŞEKER HAMURLU KURABİYELER


Bloglarda o cicili bicili kurabiyeleri gördükçe ,içime bir heves geldi ,dayanamayıp bende denedim.
Usta arkadaşlarım kadar olmasada ,bir şeyler yapmaya çalıştım.....
Ama şeker hamuruna daha dayanıklı bir kurabiye tarifi bulmam gerekiyor,hamururu açarken ben üzmeyen ,pişerken yayılmayan ve kaplarkende kırılmayan bir tarif ve tabii tadıda önemli.Amma çok şey istedim...varmı böyle bildiğiniz bir tarif ????Bunlar kırılı verdiler,sanırım nişaştasız bir tarif bulmam gerekiyor.
Neyse zamanla kendimi geliştiriceğim inşallah......
Tarifi vermiyorum ,çünkü dediğim gibi bu tariften pek memnun kalmadım,tadı güzel ama çalışması zor.

5 Şubat 2009 Perşembe

İZMİRLİ BLOGCULAR BULUŞMASI.....




Evetttttt.....bizde buluştuk en sonunda...hemde ne buluşma.....dillere destan!!!!!
Bir gün Figenciğime ,bir buluşma yapsanız ya ,hemen gelirim dedim.....canım benim beni kırmayıp hemen işe koyuldu ve çok kısa bir sürede otuza aşkın blogcu arkadaştan cevap geldi.
Baharcığımda sağolsun Bake shop kapılarınıda bizlere açtı ,kendisi çok tatlı ,çok nazik bir bayan,çok ama çok teşekkür ederiz......
Herkes birbirinden lezzetli ikramlar hazırlayıp geldi,yedik ,içtik,hoş sohbetler yaptık......
Bütün arkadaşlar çok tatlı ,hepsini çok sevdim .Vallahi tadı damağımda kaldı,herken kalkmak zorunda kaldım , e malum en uzaktan ben gelmiştim ve vaktiyle yola koyulmam gerekiyordu.
Bir dahaki buluşmamızda ,inşallah dahada çok kalabalık oluruz,hatta İzmir dışından arkadaşlarıda bekliyoruz......
Figencim ,bu güzel buluşma için sana çok çok çok teşekkür ederiz canım benim sağol varol....
Bu buluşmada kimlermi vardı.......
Figen Karavaş –www.yemekbiz.blogspot.com
Bahar – Bake Shop İzmir
Çiğdem Uğraş




Ben ,Hayriye (lezzet istasyonu ) ve Serpil (serpilin mutfağı).
Hülya(mutfakta birimi var) ,ben ,Özay (akdeniz akşamları),Selcen (el emeği göz nuru).

Figen (yemek ve biz) ,Bahar (bake shop),ben.

Ben ,Hayriye.....veee oğuluşu Efe.




Bütün blog arkadaşların yaptıkları birbirinden lezzetli ikramlar.
Ellerinize sağlık......





















LinkWithin

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin